"Enter"a basıp içeriğe geçin

Feel Good Dizisi ve Asıl Hissettirdikleri

Feel Good Netflix üzerinden izlenebilen bir İngiliz dizisi. 18 Mart 2020 tarihinde yayınlanmaya başlamış fakat benim yeni haberim oluyor tabii. Komedi-ish dizilerde özellikle gördüğümüz bir fenomen olan ”kendini oynama” burada da karşımıza çıkıyor. Dizideki birkaç komedyen gerçek hayatta da zaten komedi yapıyor ve komedyen olarak tutunmanın sıkıntılarıyla boğuşuyorlar. Yabancı filmlerden The Big Sick, yerli dizilerden ise İşler Güçler bu tip yapımlar üzerine kaliteli örnekler.

Dizi, 30 yaşındaki Mae’nin (onlar belirtene kadar 30 olduğu aklımdan bile geçmemişti) stand-up gösterisinde sahne alması ve gösterinin ardından bir kadına tutulması ile başlıyor. İlişkileri hızla ilerleyip hoş bir yere gelince ise çiftimiz gerçek çift problemleri yaşamaya başlıyor. İlişkinin derinleşmesi, hayatları hakkında birbirine güvenme gibi konularda bir takım sorunlarla karşılaşıyorlar.

Artık birlikte yaşamaya başlamış fakat birbirlerinin sınırlarına iyice girmemiş olan çiftimiz için dizi burada başlıyor.

Mae Martin geçmişiyle yüzleşebilecek mi? George eşcinsel bir ilişkide olmanın getirileri karşısında nasıl davranacak? Daha çok magazin başlığı isterseniz haberlerşelim. 😉

Spoilerlı Feel Good iyi hissettirir

Dizi her ne kadar gündemine bir eşcinsel çifti yerleştirse de bundan daha fazlası. Sevgilisinin kadın olduğunu arkadaşlarına söyleyemeyen George dışında eşcinsel buhran görmüyoruz ve Mae’nin yaşadıklarına odaklanıyoruz. Mae Martin bir uyuşturucu bağımlısı ve bu konuda yardım almaya çalışıyor. Elinden geldiğince diyelim.

Feel Good dizisinin en iyi yaptığı şey, ikinci sezonun sonuna doğru aldığı yoldu. Özellikle baş karakterimizin bağımlılıklarını ve tetikleyicilerinin sebebini görmek çok aydınlatıcıydı. Mae, o rahat ve iyi aile ile büyümüş genç kadın, neden bağımlılıklarından kurtulamayan ve sürekli depresif hisseden birisi?

İyi hissettirmeyen kısmı herhalde bu meselenin ne kadar gerçek olduğudur. Ne kadar gerçek ve ne kadar acı.

Bir dizide ilk defa küçük yaşlarda yaşanan tacizin fark edilmeyişinin işlendiğini gördüm ve bundan çok etkilendim. Güvenin bu şekilde istismar edilmesi hiç yeni değil, dahası oldukça yaygın ama buna dikkat çekilmesi öyle yeni ve aydınlatıcı ki!

2. sezonun sonunda yaşanan yüzleşme de oldukça hüzünlüydü. Korkunç şeyler yapmış olsa da yakın birisine duyulan sevginin bıçak gibi kesilip atılmadığını görmek üzücü ve bir o kadar gerçek.

Dizi hakkında sevmediğim tek şey ne yazık ki başrol Mae Martin’in oyunculuğunu donuk bulmam. Bu sebeple diziye bağlanamadığımı söylemek yanlış olmaz. Bunun haricinde George’u oynayan Charlotte Ritchie ise oldukça güzel bir iş çıkarmış. Kendisini de Mozart in The Jungle dizisinin başrol oyuncusuna benzettiğimi de söylemeliyim. (Lola Kirke)

Yayınlanan 2 sezonu izledim ve kendi janrasında ortalamanın üzerinde olduğu bir gerçek. İmdb puanı 7,5 olan Feel Good belki de diğer Netflix dizileri için bir örnek olur ve platform, yalnızca eşcinsellik teması üzerine değil, anlatılmaya değer diğer insani arayışları anlatmak açısından da gelişir.

Bana kalırsa mı? Dizinin Kiraz puanı; 7,2/10

Sen ne düşünüyorsun?