"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kitap Fuarı İle Bir Hafta!

Kitap ve okurun keyifli kombinasyonu ile Ankara Kitap Fuarı 4 Temmuz 2021’de sona erdi. Her yıl ATO Congresium’da düzenlenen TÜYAP Kitap Fuarı bu sefer pandemi sebebiyle ertelenmişti. Bunun yerine Eylül Fuarcılık tarafından güzenlenen fuarda kitaplar, “Ankara kitap ve sahaf fuarı” adıyla açık havada Armada AVM’nin önünde kitapseverlerle bir araya geldi. Birçok kitabevi ve sahafın katıldığı fuar Ankara tarafından yoğun bir ilgiyle karşılandı.

Bu kişilerden birisi de bendim. 😊

Her yıl heyecanla gittiğim, bütün günü ayırdığım kitap fuarı geçen yıl, (lanetli 2020) düzenlenememişti. Bu sebeple ne kadar kitap almak istemesem de sadece kitapların arasında dolaşmak için fuara gittim.

Çadırlar ve organizasyon gayet iyi görünüyordu. Sahaflar, kitabevleri ve el işi ürünler. Bunun yanında acıkanlar için yemekçiler. Kitapseverlerle bir araya gelince şenlenen güzel bir fuar alanı. Kitapçılarda gezmeyi sevenlerdenseniz beni çok iyi anlayacaksınızdır, kitapların arasındayken evinizde gibi hissedersiniz. İşte ben de bu hissin peşinden giderek dolaşıyordum stantları. Yeni çıkmış kitapların kapaklarını incelemek, hiç duymadığım kitapların arka yazılarını okumak, aynı stanttaki insanlardan tavsiye almak ve stant görevlileriyle muhabbet etmek.

İşte bu muhabbetlerden birisinde şu aralar ne kadar parasız olduğum ve kitapların ne kadar güzel olduğu konusunda dert yanıyordum. Çalışanlardan birisi de elemana ihtiyaçları olduğunu ve onlarla çalışmak isteyip istemediğimi sordu. Kitap fuarı çalışmak için ne harika bir yerdi! Anında kabul ettim ve ertesi gün çalışmaya başladım. Böylece ilk defa bir iş deneyimim okulumdan ya da mülakatta başarılı olmamdan dolayı değildi. Kitapları sevdiğim, okuduğum ve üzerine bahsedebileceğim içindi.

Kitap Fuarı deneyimlerim

Sadece sekiz gün çalışsam da fuar heyecanını, insanların kitap alışverişi alışkanlıklarını ve kitapçı olmanın büyüsünü kenarından köşesinden anladım denebilir.

1- Kitap önerileri vermek mi kitap satmak mı?

Kitap tavsiyesi şakaya gelmiyor. Hiçbir çalışma arkadaşım sadece satmak için kitap tavsiyesi vermedi. Aynı şekilde ben de en sevdiğim kitapları tavsiye ettim. Sadece okuduklarım üzerinden yorum yaptım ve insanların çok kaliteli kitaplar almasını sağladım. Bu konuda okuyucunun aklında şüphe kalmasına gerek yok, o tavsiye ettikleri kitaplar gerçekten güzel. ✔

2- Yalnız bizim çocuğumuz kız

Kitap fuarı bazı şeyler haricinde oldukça güzel geçti denebilir. O bazı şeyler ise çocuk kitapları standından sorumlu olan benim başıma geliyordu. Çocuğunun zevkini cinsiyetine göre ayarlayanlar. Kimisi tüm kitaplara göz gezdiren oğluna rahatsız bir bakış atıp “burada teknoloji ve bilgisayarlarla ilgili kitap yok mu?” diye sordu, kimisi kızlarının bir masal kitabından korkacağını sandı. Birkaç örnekle yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.

Orta okul öğrencisi çocukları için kitap arayan bir aile benden kitap tavsiyesi istedi. Bilimkurgu olan hoş bir kitap önerdim. Babası ise ” Ama bizimki kız, okumaz öyle şeyler” diyerek durdurdu beni. “Okuyor ki, hem de çok sever” şeklinde cevap verdi annesi. Müthiş bir andı açıkçası. Belki çocuğunun okuma zevkini bilmiyorsundur ama çocuğuna keşfetmesi için daha büyük bir alan sağlaman ve daha ufacıkken cinsiyetçi algıları üzerlerine yüklememen gerekmez mi?

Çocuklarının sadece heyecanlı hikayelerden hoşlanacağını sananlara duygusal kitaplardan hoşlanan ufaklıklar, klasiklerden hoşlanmayanların korku kitabına yöneldiğinde ebeveynlerin yüzünde oluşan şaşkınlık ifadeleri ve niceleri. Bütün bunların yanında hiç acımadan tüm kitapları alan anne babaları görmek de çok güzeldi.

3- Kitap fuarı çalışma saatleri mit mi gerçek mi?

Bütün gün! Benim çalıştığım standın saatleri sabah 10 ile başlayıp akşam 9 ile bitiyordu. Artık pandemi koşulları da hafiflediği için akşam 10 da diyebiliriz. Yani toplam 12 saat! Resmi bir öğlen arası olmadığı için de standın içinde yedik yemeklerimizi. Ankara kitapsever bir şehir. Dolayısıyla stantlar hep yoğun oluyor. Gerçi bundan hiç şikayetçi olmadım. 😊

4- Yalnız ortam güzel

Bir müşteri sesini yükseltmiş fuar yöneticisi ile tartışıyordu. “Burada sesimizi yükseltmiyoruz” şeklinde cevap aldı kendisine. Herkes sakinleşti ve yüzdeki gülümsemeler tekrar oluştu. Kitap fuarı zaten çok güzel bir atmosfere sahip. Kitapların arasında insan ne kadar sinirli kalabilir? Herkes güler yüzlü ve yardımsever bir moddaydı. Çalışma arkadaşlarım da pek sevimli insanlar olunca tadından yenmedi diyebilirim.

5- Nem var nem

O kurak topraklara işte bu yıl yağmur yağdı. Ankara Kitap Fuarı çok yağışlı geçti. İlk günlerde sık sık yağmur yağarken son günlerde cayır cayır yaktı güneş.

Birkaç gün boyunca getirdiğim şapkayı güneş altında çalışanlara verdim ama yine de sonunda yüzlerinde yanıklarla kapattılar fuarı. Açık hava kitap fuarı çok iyi fikir fakat pratikte çok canlar yaktı diyebiliriz. Son günlerin yine yağmurlu olmasıyla fuarı bitirip yorgun ama mutlu şekilde evlerimize döndük.

Sahaflarda dolaşırken bir kitap gördüm ve almak için vaktim olmadı, karşılaşırsanız siz alın. Jules Verne – Bir Gazetecinin Yolculuk Notları 2006 ciltli baskısı. İçinde yaşlı bir adamın torununa yazdığı bazı notlar vardı ve bu mesele çok hoşuma gitti. Alamadığıma çok üzülüyorum ve sanırım hep içimde kalacak tek şey bu olacak fuara dair…

Sonuç olarak bol bol kitap önerdiğim, kitap önerisi aldığım ve harika bir hafta geçirdiğim güzel bir deneyim oldu. Diğer fuarlara da davet edildim ve gitmeyi çok isterdim ama Ankara’da kalmam gereken kimi durumlar var.😉

Hepsine gelecekte değineceğim, güzel kitaplarla kalın!

Sen ne düşünüyorsun?